Türkbilim >> Atatürk >> Atatürk ile İslam - Atatürk'ün Dindarlığa Bakışı

 

Türkbilim

Türkbilim

 

 

 

ATATÜRK’ÜN DİNDARLIĞA BAKIŞI

 

         Atatürk'ün dindarlığa bakışı, öteden beri tartışı konusu olarak sürüp gitmektedir. Atatürk'ün büyük bir isabetle tekkeleri, medreseleri kapattırması, gericilere aman vermemesi, hakkında çeşitli söylentilerin çıkmasına neden olmaktadır. Oysa Atatürk dinine bağlı bir insandı. İste bunun bir örneğini Sabiha Gökçen şöyle aktarıyor :

         10-11 yaşındaydım. Bursa'daki evimiz Atatürk’ün köşküne çok yakındı. Bir gün Atatürk Bursa’yı onurlandırmış, köşkün bahçesinde dolaşıyordu. Ben de onu yakından görmek isteğiyle kıvranıyordum. Yine bir gün bahçede dolaştığı sırada yerimden fırlayıp ona doğru koştum. Beni yolumdan çevirenlere ağlamakla karşı koymaya çalışıyordum. Birden bir ses işittim. "Bırakın onu.” diyordu. “Bırakın gelsin." Koşarak Ata’nın yanına gittim, ellerine sarıldım. Atatürk sordu : “Çocuk, sen okula gidiyor musun ?” Savaşlar nedeniyle okulumu yarıda bırakmıştım ve bir yatılı okula alınmamı istedim. “Ben seni yanıma alayım; gelir misin?” dedi. “Abime sorayım.” dedim. Kabul ettiler, derhal çağırtarak onunla konuştu, anlaştılar. Böylece Ankara'ya, Çankaya'ya geldim.

         Uzun zaman ayrı kaldığım okula yeniden başlamanın sevinci içinde mutluydum. Çankaya Köşkü bahçeleri içindeki eski bir at bakıcısı evi düzeltilerek okul yapılmıştı. Köşkte çalışanların, yardımcıların ve öbür hizmetlilerin çocuklarıyla birlikte ben de bu okula gitmeye başladım. Bir sabah, Ata'nın elini öpmek üzere yanına çıktım. İsleriyle uğraşıyordu. Bir süre ayakta bekledim. Birden, derin bir iç geçirdi ve “Allah” dedi. Bu sözü sık sık yinelerdi.

         Atatürk’e ilişkin önceden çok şeyler duymuştum. Bu etkiyle olacak bir hayli şaşırdım. Onun ağzından Allah sözcüğünü duymak beni şaşırtmış ve heyecanlandırmıştı. Ata’nın yüzüne şaşkın bir biçimde bakmış olacağım ki “Sen dindar mısın?” diye sordu. Ben de ailemden aldığım din eğitimiyle “Evet, dindarım.” dedim ve bu yanıtımı nasıl karşılayacağını anlamak için ürkek ürkek yüzüne baktım. Yanıtımı beğenmişti.

         “Çok iyi. Tanrı, büyük bir güçtür. Ona sürekli inanmak gerektir.” dedi.

 

S. Arif TERZİOĞLU